Ana Sayfa Dünya, Eğitim, Ekonomi, Genel, Gündem, Sağlık, Siyaset, Yaşam 12 Ocak 2020 448 Görüntüleme

Veysel Karani Beldesi Girişine Deve Sembolü Konuldu.

Veysel Karani Belediye Başkanı Murat Akgün Veysel Karani girişinde bulunan Dörtyol orta kavşağına Veysel Karani Hazretleri deve Sembolünü dikti.

Daha Önceki dönemlerde Deve sembolü konulan Dört yolu orta alanına tepkilerden dolayı kaldırıldı. Ancak Belediye Başkanı Murat Akgün Belediye Başkanı olduktan sonra yaptığı çalışmalar ve istişareler sonucunda yeni bir Deve Sembolü yaptırarak yerine monte edildi.

Başkan AKGÜN Beldemizde yeni yeni taşlar yerine oturuyor, herkes yaptıklarını iyi düşünmesi gerekiyor biz yaptığımı aldığımız kararları halkımızla alıyoruz ve meyveleri alıyoruz. dedi.

Başkan Murat Akgün; Her toplum, kendine özgü maddi ve manevi değerlere sahiptir. Bu değerler, toplumun yaşadığı coğrafi bölgeden, sahip olduğu dini inançtan, yaşadığı sosyal çevreden ve en fazla da zamandan etkilenmektedir. Gelenek diye tanımlayabileceğimiz bu maddi ve manevi değerler bütününün başlangıç noktasını ise belirlemek oldukça güçtür. Veysel Karani külliyesinin bulunduğu Veysel Karani Beldesi ve çevresindeki bölge, yüzyıllardır yerleşik yaşamın görüldüğü bir bölge olma özelliği taşımaktadır. Bu bölgede binyıllardır; farklı topluluklar, halklar, dini inançlar yaşama şansı bulmuştur. Bu farklı kesimler sürekli bir Etkileşim içerisinde olmuş, bazı özellikleri aktarırken bazı farklı özellikleri ise kazanıp Uygulamıştır.

Bütün din, medeniyet ve kültürlerde kutsallar bulunmaktadır. İnsanlar maddi ve

manevi beklentileri için belli zamanlarda bu kutsal kişi ya da mekânları ziyaret ederler.

Bundan dolayı bu mekânlar çevresinde zaman içerisinde inanış şekilleri meydana

gelmektedir. Kutsal kişi/mekân inanışı yalnızca kendine has inanışı olan topluluklarda

değil, kutsal kitaplarda da mevcuttur. Bilindiği gibi İslâmiyet inancında aracı yoktur.

İbadet için ise belli bir mekân zorunluluğu yoktur. Buna rağmen İslâmiyet’in şartlarından biri de Kâbe ziyaretidir.

Bu çalışmada Siirt ili Baykan ilçesi Veysel Karani Beldesi’nde külliyesi bulunan Veysel

Karani ile ilgili söylencelerden İna Gulanê kutlaması üzerinde durulacaktır.

Veysel Karani Hz. Muhammed’i dünya gözüyle görmeden ona âşık olmuş bir veli,

anne sevgisi ve mütevazılığın sembolü, hadislerde “Tabiin’in en hayırlısı” olarak övülen, asırlardır halkın sevgisine ve ilgisine sahip olmuş önemli bir zattır. Veysel Karani yüzyıllardır toplumumuzda önemli bir yer tutmuş, kültür ve edebiyatımız üzerinde de etkileri olmuştur. Yunus Emre, Veysel Karani isimli bir ilahi yazarken, Veysi Efendi “Cemali Zade’ye Yazdığı Şaka” isimli yazısında ise, muhabbetinin büyüklüğünü ifade etmek için, Veysel Karani’nin Hz. Muhammed’e olan büyük aşkını misal göstermiştir

(Letaif-i İnşa, 1686: 9).

Veysel Karani, yakın çevredeki halk için ise yüzyıllardır ziyaret merkezi olma

özelliğini sürdürmeye devam ediyor. Kimisi ailesine ve çocuklarına kaza bela isabet

etmesin diye Hz. Veysel’in makamını ziyaret ederken, kimisi başına gelen bir felaketten kurtulmak için adak adamakta, kimisi bir dileği için kurban kesmekte, kimisi ise erkek çocuğu olmadığı için burayı ziyaret etmektedir. Geliş sebepleri farklı olsa da insanlar bu ziyaretleri sonucunda manevi açıdan bir doyuma ulaşıp içinde yaşadığı toplumla bütünleşme hissini yaşamaktadır.

VEYSEL KARANİ’NİN HAYATI

Hz. Veysel Karani`nin 555-560 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir.

Doğum yeri Yemen`in Karen Köyüdür. Babasının ismi Amir`dir. Kendisinin asıl

ismi Üveys b. Amir-i Karenî`dir. Dört yaşında iken babası vefat eder. O, annesinden başka kimsesi bulunmadığından bin bir güçlükle; herhangi bir tahsil görmeden, semavi dinlere ve kitaplara ait herhangi bir bilgisi olmadan, büyür. Fakat doğuştan kendisinde tek tanrı inancı mevcuttur. Onun bu hislerini fark eden insanlar onunla alay ederler. Kendisini anlayan ve dinleyen tek insan ise annesi idi. Çalışıp annesine bakabilecek çağa gelen genç Üveys, kendisiyle alay eden, kendisini anlamayan insanlardan uzaklaşmak ve kendi iç dünyasıyla baş başa kalabilmek için deve çobanlığı yapmaya başlar. Artık Hz. Veysel Karani’nin ufku öyle geniş, aydınlık, gönlü öyle duyarlıdır ki, her an bir kurtarıcının haberini beklemektedir. Ve beklediği haber çok geçmeden kendisine ulaşır.

Bu, Allah`ın son Peygamberi Hz. Muhammed’in zuhur ettiği ve insanları hak dine davet ettiği müjdesidir. Hz. Veysel Karani bu haberi duyunca hiç kimsenin irşat ve teşviki Olmadan Müslüman olur, İslâm`a ve Hz. Muhammed`e gönülden bağlanır.

Veysel Karani ile ilgili tartışmalı konulardan biri de şahadet yeri ve tarihidir.

Yaptığımız çalışmada iki farklı şahadet rivayetine rastladık. Bu rivayetlerden en fazla

1 Tabiin: Hz. Muhammed devrinde yaşayıp, Müslüman olup, onu görme şerefine erişemeyenlere verilen isim. rağbet görenine göre, Hazreti Muhammed’i dünya gözüyle görme şerefine erişemeyen Veysel Karani, hadislerde adı sıkça zikredildiği için Müslümanlar arasında tanınmaktaydı.

Hz. Ali’nin halifeliği sırasında iki Müslüman grup arasında çıkan Sıffin Savaşı’nın

hazırlıkları esnasında Hz. Ali tarafından, kendi safında savaşa katılması ricasıyla

Medine’ye davet edilir. Memnuniyetle bu davete icap eden Hz. Veysel Karani hemen

Medine’ye hareket eder, daha sonra da Hz. Ali’nin yanında Sıffin Savaşı’na katılır. Sıffin Savaşı esnasında Veysel Karani de yaralanarak, Hicret’in 37. senesinde (Miladi 657) Şevval ayının 18. günü Fırat Nehri kenarında savaş meydanında şehit olur.

Sıffin Savaşında şehit düşenlerin isimlerine yer verilmiş, Ömer b. Yaser, Huzeyme BinSabıtı-l Ensârî Züşahadeteyn gibi dönemin tanınmış isimleri zikredildikten sonra “Zahidütt Tabiin Uveysü-l Karani” ismine de yer verilmiştir ( Es Saban, b.t.y.: 114).Diğer bir rivayeti de 30 seneyi aşkın bir süre Veysel Karani beldesine yakın bir köy olan Siirt ili, Baykan ilçesi Kox(Tütenocak) köyünde imam olan Mehmet Cesim’den öğreniyoruz. Mehmet Cesim, Kamusu-l A’lam” adlı eserde Hz. Ömer, onun askerleri ve sahabeler Ahlat’a yöneldiklerinde Veysel Karani’nin de onlarla birlikte olduğunun, Bitlis yakınlarında hastalanıp şehit düştüğünün ve daha sonra düz bir alana gömüldüğünün nakledildiğini dile getirmektedir. O düzlük alanın Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı Sıcan (Güllüce) Köyüne yakın olduğu tahmin edilmektedir. Bu bilgiden anlaşıldığına göre zamanın en bilinen yerleşim yeri bu köydür. Buna göre cenazenin getirildiği gün Perşembe olabilir. O zamandan itibaren insanlar Perşembe günleri burayı ziyaret etmeye başlarlar

VEYSEL KARANİ İLE İLGİLİ SÖYLENCELER

Bireyler için kutlamalar, içinde yaşadıkları toplumun önemli yapı taşlarıdır. Bu yapı

taşları içinde bulunan değerler toplumdaki kültürel kodlarla belirlenir ve şekillenirler. Bir kutlamaya bakarak, içinde yer aldığı toplumdaki değerler sistemi, batıl inançlar, halk edebiyatı ürünleri, müzik, dans, yemek, oyun vb. gibi çok sayıdaki halk bilim unsuruyla İlgili bilgi sahibi olabiliriz. Veysel Karani ile ilgili bu çalışmayı yaparken, pek çok söylencenin, geleneğin var.

olduğuna tanık olduk. Hz. Peygamber bir hadisinde; “Beni ziyaret etmek imkânına

erişemediğinizde, kardeşim Veysel Karani’yi (Makamını) ziyaret ediniz” buyurmuştur.

Çevredeki pek çok kişi, özellikle ekonomik durumu iyi olmayan kişiler, yedi yıl boyunca her yıl yedi hafta olma üzere Veysel Karani Külliyesini ziyaret ederek hacı olduklarına inanıyorlar. Halk arasında bu duruma “Hıca Feqira” (yoksulların haccı) denilmektedir.

Ataerkil aile sisteminin halen önemli olduğu toplumumuzda erkek evlat sahibi

olmak önem taşımaktadır. Siirt ve çevre illerdeki pek çok kişi erkek çocuk sahibi olmak için Veysel Karani’ye adak adamakta, oğulları olduğunda ise türbeye gidip, kurban kesip yoksullara dağıtmakta, doğan çocuklarına ise “Veysel” ismini vermektedirler. Burada bu söylencelerden biri olan, hem geleneksel hem de dini özellikler taşıyan “İna Gulanê” ismiyle kutlanan mevsimlik/mahalli kutlama üzerinde durulacaktır.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haber Sitesi | Uzman Tescil