Ana Sayfa Yazarlar 14 Mart 2021 360 Görüntüleme

İslam Kardeşliği

İslam toplumu sınırları imanla çizilmiş kardeşler topluluğudur. Kur’an Kerim İslam kardeşliğinin ve islam dininin kitabı ve yoludur.Bu toplumda tek belirleyici unsur imandır.

Ön şartı da Lâilâheillallah Muhammedu’r-Rasûlüllah demektir. Bu cümleyi söyleyen herkes İslam toplumunun üyesi ve Müslümanların kardeşidir.

Bu kardeşliğe, ırk coğrafya gibi farklılıklar engel teşkil etmez. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de “Müminler ancak kardeştirler”, Peygamberimiz (s.a.v.) dilinde ise,“Müslüman Müslümanın kardeşidir”,

Kardeşlikleri Kur’an ve sünnetle belirlenmiş olan Müslümanlar, Medine İslam toplumuyla o kardeşliği yaşamaya başlamıştır.

Bu kardeşlik, Mekke’de itinayla oluşturulmaya çalışılmış,uygulaması Medine’de toplumlar arasında gerçekleştirilmiştir.

İslam müminin mümine kardeşliğini bir rahmet, bir bereket ve bir nimet gibi sunuyor. En önemlisi cennetin şartı imana, imanın şartı da kardeşliğe ve birbirini sevmeye bağlanıyor.

Bunu günümüzde maalesef yeterince yerine getremiyoruz,yobazlığın,munafıklığın ve ırkçılığın yaygınlaştığı bir islam topluluğu çoğalmıştır.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz;

“Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selâmı yayınız”.

Kardeşlik bağı aynı zamanda sorumluluğu da beraberinde getiren bir bağdır. Üstelik İslam’a inanan insanların sayısınca büyüyen bir sorumluluk. Hz Peygamber kardeşler arasındaki her münasebette, Müslümana kendi nefsini ölçü almasını öğütlemiştir. Şöyle buyurmuştur: “Hiçbiriniz kendisi için sevdiğini din kardeşi için de istemedikçe olgun mü’min olamaz”.

“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona hıyanet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz. Müslümanın her şeyi; ırzı, rızkı, malı, kanı Müslümana haramdır. Takva işte buradadır. -kalptedir- Bir kişiye Müslüman kardeşine hakaret etmesi kötülük olarak yeter.

Diğer taraftan kardeşliğin bir gereği olarak Müslüman Müslümanın sevincini paylaşacak, üzüntüsüne ortak olacaktır. Sıkıntıya, zulme uğrayan Müslümana yardımcı olmak da yine “kardeşlik” gereğidir.bunu yapmayan uymayanlar kendine ve çevrene zarar vermektedir.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz;”Zâlim olsun, mazlum olsun; kardeşine yardım et.” buyurmuş, mazluma yardımı anladık ama zalime nasıl yardım ederiz, diye sorulunca da; “Onu da zulmünden vazgeçirirsiniz, bu da ona yardımdır”,demiştir.

Peygamber (s.a.v.) Efendimiz;”Müslümanların diğer Müslüman üzerindeki hakları şöyle sıralanmıştır: “Karşılaştığın zaman ona selâm ver, seni davet ettiği zaman davetine git, senden öğüt istediği zaman ona öğüt ver, hasta olduğu zaman onu ziyaret et, buyrmuştur.

“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler.

Müslümanın Allah’ın (c c) yardımına mazhar olabilmesi de kardeşinin yardımında olmasına bağlanmıştır. Nitekim “Kul kardeşinin yardımında olduğu müddetçe Allah da onun yardımındadır”,

Din kardeşliği çerçevesinde mü’minlerin birbirlerine karşı vazifelerini kardeşlik hukukuna göre yerine getirmeleri ahirette de karşılık bulacaktır.

“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez ve onu zalime teslim etmez. Kim kardeşinin yardımında bulunursa Allah da (c.c) ona yardım eder. Kim bir Müslümanın sıkıntısını giderirse Allah da (c.c) onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıbını örterse Allah da (c.c) kıyamet gününde onun ayıplarını örter”,

Hangi Müslüman aç bir Müslümanı doyurursa Allah da (c.c) ona cennet meyvelerinden yedirir. Hangi Müslüman susuz birini içirirse Allah da (c.c) ona misk kokulu cennet içeceklerinden içirir”,

İslam’ın öngördüğü, Hz. Peygamberin Asr-ı saâdette tesis ettiği kardeşlik Müslümanlar arasında yeniden tesis edilebilirse bugün Müslümanların yaşadıkları ıstıraplar, sıkıntılar, yokluklar, çaresizlikler son bulacaktır. Hayatı yaşanılabilir hale getirmenin yegâne yolu da şüphesiz kardeşlik anlayışının hayata geçirilmesinden geçmektedir.

Bugün baktığımızda müslüman topluluğu hep ezilmekte olup,aç ve sefalet içinde ve zulüm altındadır,oysaki müslümanlar bu olanların asıl sebebidirler çünkü müslümanlar birbirleri ile kötülükte maalesef yarışıyorlar.müslüman topluluğu maalesef hak etmediği noktadadırlar.müslümanın rahatlığı ve huzuru için birbirlerini sevmek ve saygıdan islam dininde ve islamı yaşantıdan geçer, rabbim bizleri birbirlerini seven toplumlardan eylesin inşallah.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Sivil ve Demokratik Yönetim

Sivil ve Demokratik Yönetim

Haber Sitesi | Uzman Tescil