Ana Sayfa Yaşam 6 Mart 2021 8471 Görüntüleme

Hak, Hukuk ve Adalet

Hak: hukukun temel kavramlarından birisidir. Hak, adalete ve doğruluğa saygıyı temel alan bir ahlak ilkesidir. “Kişiye hukuk düzeni tarafından tanınmış yetki, özgürlük, olanak” olarak tanımlanabilir. Adalet: Kısaca, haklılık ve hakka uygunluktur. Öznel anlamda adalet herkesin hakkını tanıma konusunda değişmez ve kesin istektir. Nesnel anlamda adalet, karşıt çıkarlar arasında hakka (hukuka) uygun bir denkliktir.

Adalet: hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Haklı ile haksızın ayırt edilmesi adaletle sağlanır. Bu anlamda herhangi bir durumun adil (adaletli) olup olmadığından söz edilebilir. Adalet kavramı temelde hukuk kurallarına uygunluğu içerir. Öte yandan, adalet insanların toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir.

Hukuk: İnsan topluluklarında kişiler arasındaki ya da kişilerle devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen ve uyulması devletin yaptırım gücüyle sağlanmış bulunan izin verici, düzenleyici ve yasaklayıcı davranış kurallarının bütününe “hukuk” adı verilir.

Hukukun ve Adaletin Önemi

Hukuk ve Adalet önemlidir çünkü hukuk ve adalet olmasa herkes uygun olmayan davranışlarla toplumun dengesini bozup onu yok ederek bizi ve diğer canlıları tehlikeye sokarlar.

Haklar, hukuk düzeninde çok çeşitli görünümlerde ortaya çıkar: o Yurttaşların devlete karşı sahip oldukları haklar var. Anayasa, özellikle ikinci kısmında, “temel haklar ve ödevler” başlığı altında, kişilere bu nitelikte haklar tanımış bulunuyor. Anayasa, Madde 12/1 hükmüne göre, “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.”

Ancak günümüzde baktığımızda güçlünün, güçsüzü yendiği hakkın ve Adaletin genel olarak güçlünün yanında olduğu gibi göründüğü oysaki anayasa ve yasalarla da herkes eşittir aynı haklara sahiptir şeklinde açıklamalar ve kesin kanun vardır, biz günümüze baktığımızda bazı kesimler bu durumu kendi günlüklüklerine göre yorumladıkları hatta her zaman güçsüzün karşısında kendi haklı olduklarının bir hak olduğu oysaki hak, hukuk ve adalet kişilere göre değil topluma ve yaşanılabir bir toplum kuralı ve hakkı olmakla birlikte bu islam dininden de böyledir.

Hak, Hukuk ve adalet ancak güçlü bir yargı reformu, tarafsız bir yargı ile bağımsız bir yönetim şekli ile devam ettirilebilir, bunun içinde bağımsız Yargıya ve İdarecilere ihtiyaç vardır.

Bu anlamda Asker, Polis, Siyaset ve Kurumlar üstü bir yargı reformu ve idareciler reformuna ihtiyaç vardır.

Çünkü günümüzde Asker, Polis veya bir kurum ile sorun yaşadığında bunu Yargıya götürmekten vatandaşlar çekilmektedir, bunlar hep haklı olur kavramı öne çıkmaktadır,hatta genelikle kurumlar nezdinde farklı algılara sebebiyet vermemek içinde böyle bir çekincelik vardır. oysaki hukuk devletinde her birey bütün haklara sahiptir, eşittirler. Hukukun işlendiği devletlerde bu algılar yoktur. Yeni hazırlanacak Anayasa ve reformlar bağımsız Sivil Türkiye Cumhuriyeti Meclisi tarafında aciliyet içinde çıkarılması bir hak ve gereksinim olmuştur. Ülkemizdeki 84 Milyon vatandaşı kapsayacak şekilde yeni ve özgürlükçü her din ,dil, ırk ,düşünce ve yaşam tarzına saygı gösterecek her vatandaşın hak ve hukukunu eşitlik içinde değerlerimizi , saygınlığımızı koruyacak yeni bir sivil anayasa kavuşmamız dileğiyle.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Haber Sitesi | Uzman Tescil