Ana Sayfa Genel, Sağlık, Yazarlar 14.01.2023 122 Görüntüleme

Akciğer kanseri hakkında kısa bir bilgi

Akciğer kanseri hakkında kısa bir bilgi

Akciğer kanseri, 20. yüzyılda başta az görülen bir hastalık iken, sigara içme artışı ile birlikte artış
göstermiş ve dünyada en çok meydana gelen kanser türlerinden biri haline gelmiştir. Dünyadaki kanser
vakalarının %12,8’inden ve kanser ölümlerinin %17,8’inden akciğer kanseri sebebiyet vermektedir. Akciğer
kanseri, doğal takibi nedeni ile ileri – metastatik halde yada bölgesel ileri evre – toraks içi yaygın vaziyette teşhis
edilmektedir. Bu nedenle tanı sırasında hastaların %70’inde cerrahi tedavi olasılığını ortadan kaldırmaktadır.
Ülkemizde ileri evre hastaların oranı (%86,7) olup, bu oran Avrupa ve görülen rakamlara göre daha büyüktür.
Akciğer kanserinin tanı koyulduktan sonra beş yıllık mortalitesi %85-90 civarındadır.
Tüm kanser ölümlerinin yaklaşık üç bölü birlik kısmını oluşturur. Tüm akciğer kanseri hastalarının
sadece %15‟i tanıdan sonra 5 yıl ve daha fazla yaşam mücadelesi vermektedir. Akciğer kanseri, genellikle 50-70
yaşlarında görülür ve görülme oranı yaşla beraber artış göstermektedir. Ülkemizde akciğer kanserlerinin çoğu
erkeklerde meydana gelmektedir. Kadın:erkek oranı 1:7-8 civarında değişkenlik göstermektedir . Kadınlarda
akciğer kanseri insidansı artmasına karşılık erkeklerde her geçen gün azalmaktadır. Yakın zamanlarda yapılan
analizlerde sigara içmeyen erkeklerde de artış olduğugöstermektedir. Bunun nedeni henüz belirlenmemiştir.
Etiyolojide en önemli faktör sigara güdümlü olduğunu sonucunu vermektedir. Yapılan bir çalışmada 2000-2005,
2006-2010 ve 2011-2013 yılları incelendiğinde; akciğer kanserli kadınların yüzdesi sırasıyla; %9.19 ve %29 olarak
rapor edilmiştir.
Sigara, akciğer kanseri riskini içmeyenlere göre 30 kat daha fazla risk faktörünü oluşturur. Pasif içicilik
de riski yaklaşık iki kat artış meydana getirir. Türkiye‟de akciğer kanserinin oluşumunda rol oynayan diğer
önemli bir faktör asbest ile temas olması durumunda akciğer kanserine yakalanmış olur. Havayla beraber
taşınan, küçük partiküllere bölünen bir mineral bileşiği olarak bilinen asbest; hava yoluyla taşınan liflerle
karşılaşılan kişilerde, özellikle de sigara içenlerde, akciğer kanseri riskini artırdığı bilinen bir karsinojen madde
olarak tanımalanır. Sigara içen kişilerde asbest ile temas kanser riskini 90 kat artış seyrini verir. Radyasyona
maruz kalanlarda da akciğer kanseri riski artma olduğunu gösterir.
Radon gazı akciğer kanseri etiyolojisinde rol 4 oynayan diğer bir radyoaktif maddedir ve doğada farklı
bölgelerde yüksek oranda bulunmaktadır. Radyoaktif bir gaz olan ve radyum 226‟nın bozunmasıyla ortaya çıkan
radon gazı, akciğer kanserinin ikinci sıradaki nedeni olar. Kronik obstruktif akciğer hastalığında (KOAH),
tekrarlayan akciğer inflamasyonu ve akciğerdeki skar dokularında (örn. tüberküloza bağlı) kanser gelişimi artma
söz konusudur. Bu, kanserojen faktörün tüm epitel yüzeye etki yapmasına bağlı olarak gelişir. Ek risk faktörleri
olarak, aile öyküsü ve bisklorometil eter, polisiklik aromatik hidrokarbonlar, krom, nikel ve organik arsenik
bileşikleri gibi diğer karsinojenlerle karşılaşma yüksek bir ihtimaldir.

Lisans bitirme tezimden alıntıdır. Esenlik içinde sağlıklı bir yaşam dilerim.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil