Ana Sayfa Genel, Yazarlar 17.12.2021 298 Görüntüleme
Şakir EROL

Gazeteci/Yazar - Baykanın Sesi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü

Adil Yönetici Olmak

Yöneticilik hayatta herkesin sahip olmayı arzu ettiği fakat gereklerini genellikle yeterince yerine getiremediği bir mevkidir. Bir kişiye verilen her rütbe, makam veya amirlik; beraberinde taşıması gerçekten çok büyük bir ciddiyet gerektiren sorumluluklar getirir.

Yönetici makamının bir orkestra şefi pozisyonunda olduğunu unutmamalı, kemancının çalacağı “do” sesini ancak kendisinin yönlendirmesi ile mükemmel eseri sunabileceği bilincinde olmalıdır.

Evet, Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde de idarecilerle ilgi hususlar yer almaktadır.

Bunlardan biri de Nisa suresinin 58. ayetidir.

Bu ayet-ı kerimenin meali şöyledir: “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.

Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” Emanetle adaleti bir arada zikreden bu ayetin idareciler hakkında indiği rivayet edilmektedir.

Bu ayete göre yöneticilik bir emanet olduğu gibi, yönetimde adaleti gerçekleştirmek de bir vazifedir.

Peygamberimiz de bir hadis-i şeriflerinde; “Bir gün adaletle yönetmek, altmış yıl (nafile) ibadetten hayırlıdır.” buyurmuşlardır. Adalet ve hakkaniyet ölçülerine uymak, Peygamberimizin en önemli prensiplerinden biridir.

Peygamberimiz (s.a.v); hırsızlık yapan ama soylu bir aileden olduğu için affedilmek üzere kendisine getirilen bir kadınla ilgi olarak; “Vallahi Muhammed’in kızı Fatıma da aynı işi yapsa elini keserdim.” buyurarak adalet duygusundaki hassasiyetini belirtmiştir.

Soylu, nüfuzlu, hatırı sayılır kişiler geldiğinde çözülmeyecek meselelere bile çözüm üreten ama, sıradan vatandaş geldiğinde “olmaz” diyen idarecilerin, bu ibretli örnekten kendilerine ders çıkarmaları gerekir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “kendisine en sevimli olan ve kıyamette derecesi en yüksek kimselerin adaletli yöneticiler olduğunu, en sevimsiz olan ve ahirette azabı en şiddetli olan kimselerin ise zalim idareciler olduğunu” da bildirmiştir.

Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (s.a.s) hayatı, bizim için her konuda olduğu gibi yöneticilik konusunda da en güzel örneklerle doludur.

Yöneticilik yapanların, Peygamberimizin hayatındaki yöneticilik uygulamalarını sık sık okumaları gerekir. Bediüzzaman S.Nursi Hazretleri, “İşarat-ül İcaz” isimli tefsirinde Kur’an’ın, “tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ve ibadet” olmak üzere dört maksadı olduğunu ifade etmektedir.

İnsan mutluluğunun haritası olan “ayet” ve “hadislerde”, “ADALET” kavramı bu kadar önemli yer tutarken, içtimai hayatta yöneticilik ve emirlik yapanların, yarın ahirette hesabı görülecek olan âdil olmayan uygulamalardan vazgeçip, adalet üzere doğru ve tarafsız hareket etmeleri gerekir.

Adalet elbette ki sadece yöneticiler için değildir, herkes için geçerlidir ama adalet elbisesinin en güzel yakıştığı kişiler idarecilerdir.

Herkesin, bu dünyada yaptığı “kötü, olumsuz ve adaletsiz her işten” pişmanlık duyacağı ve hesap vereceği “ahiret yurdu” yolumuzun üzerinde ve çok yakınımızda olduğuna göre, insanlara ayrımcılık yapan bir anlayıştan kurtulup, adaletle bütünleşen bir anlayışın sahibi olabilmek, dünyanın sultanlığını geri bırakır bir zenginlik olsa gerektir.

Dünkü yöneticiler, evlerinin önündeki sorunları halletmenin rahatlığı ile Diclenin kenarındaki sorunları halledememenin rahatsızlığını yaşarken, bugünün idarecileri de belki uzaklara bakmanın fikir dağınıklığı ile hemen yanı başlarındaki sorunları görememe talihsizliğini yaşamaktadırlar.

Aslında yöneticilerin; adaletli iş yapamamalarının sebebi olarak “sorunları göremedim” mazeretinin arkasına sığınma gibi bir hakları da yoktur.

Çünkü sorunların tespiti ve çözümü için gerekli olan ön donanım; bir kişinin feraset ve basiretinin açıklığıdır. Feraset ve basireti kapalı bir yöneticinin de, onu yöneticiliğe getirenlerin de, yönettiği toplumunda vay haline…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil